02:00
24 Ekim 2026 Cumartesi
Kocaelispor, Alanya’da yalnızca üç puan kazanmadı; baskı altında ayakta kalabildiğini, doğru zamanda fırsatları değerlendirebildiğini ve maçın hikâyesini kendi lehine çevirebildiğini de gösterdi. Ancak skorun arkasındaki asıl hikâye, iki takımın doksan dakika boyunca ortaya koyduğu futbol anlayışında saklıydı.
Futbolda bazen topa daha fazla sahip olmak, daha çok hücum etmek, rakip sahada görünmek yetmez. Önemli olan, oyunun hangi anında ne yaptığınızdır. Kocaelispor’un Alanyaspor deplasmanında aldığı 2-1’lik galibiyet, tam da bu gerçeğin altını çizdi.
Maç sabahı bu takımı amatörden süper lige yalnız bırakmayan içerde dışarda her maçına giden tam bir tribün emekçisi değerli kardeşim Muzaffer Anıl Yılmaz bana “Abi maç ne olur Alanyaspor bize ters geliyor” diye sorduğunda Kocaelispor’un yenilmeyeceğini, bulduğu fırsatları değerlendirirse maçı kazanabileceğini söylemiştim. Tam da öyle oldu.
Trendyol Süper Lig’in dokuzuncu haftasında Alanya’ya konuk olan yeşil-siyahlılar, ilk yarıda bulduğu iki golle maçın kontrolünü ele geçirdi. Ev sahibi ekip ikinci yarıda geri dönüş için bastırdı, farkı bire indirdi ancak kalan bölümde aradığı beraberlik golünü bulamadı. Kocaelispor, iki maçlık galibiyet hasretini bitirerek İzmit’e son derece değerli bir üç puanla döndü.
Karşılaşmanın kırılma noktası, Kocaelispor’un ilk yarıda bulduğu iki goldü.
Dakikalar 27’yi gösterdiğinde Rigoberto Rivas’ın pasıyla ceza sahasında topla buluşan Berkan Kutlu, yaptığı vuruşla takımını öne geçirdi. Bu gol, sadece tabelayı değiştirmedi; Alanyaspor’un maç planını da yeniden düşünmesini zorunlu kıldı.
Kocaelispor, 42. dakikada bu kez duran top organizasyonundan sonuç aldı. Uğur Kaan Yıldız’ın kullandığı korner sonrasında yaşanan karambolde Florian Aye’nin çıkardığı topu Makana Baku ağlara gönderdi. İlk yarı sona erdiğinde Kocaelispor 2-0 öndeydi.
Burada özellikle altı çizilmesi gereken nokta şu: Kocaelispor, gol yollarında yalnızca bireysel beceriye yaslanmadı. İlk golde önde basmanın rakibi hataya sürüklemesi, ikinci golde duran top sonrası doğru konumlanma ve ceza sahasındaki fırsatı değerlendirme vardı.
Alanyaspor’un da ilk yarıda fırsatları oldu. Ianis Hagi’nin arka direğe gönderdiği ortada Ruan Duarte’nin kafa vuruşu az farkla dışarı çıktı. Ancak fırsat üretmekle fırsatı gole çevirmek arasındaki fark, ilk 45 dakikada iki takımın arasındaki farkı belirledi.
Maçın ilk yarısının özeti şuydu: Alanyaspor oyuna tutunmaya çalışırken Kocaelispor, eline geçen fırsatları skora dönüştürmeyi başardı.
Bir maçın hikâyesini yalnızca topla oynama yüzdesiyle anlatmak, bazen gerçeğin önemli bir bölümünü gözden kaçırmak demektir.
Karşılaşmanın maç sonu istatistikleri Kocaelispor’un hücum etkinliği açısından daha başarılı olduğunu gösteriyor.
Rakamlar önemli bir ayrıntıyı ortaya koyuyor: Topa sahip olma oranları eşit olmasına rağmen Kocaelispor daha fazla şut çekti, daha fazla tehlikeli atak geliştirdi ve daha yüksek xG yani gol beklentisi üretti.
Kocaelispor’un 1,69’luk, Alanyaspor’un ise 0,79’luk xG değeri, skorun yalnızca şans eseri oluşmadığını ortaya koyuyor. Dolayısıyla skor daha farklı da olabilirdi.
Alanyaspor’un ikinci yarıda dokuz şut çekmesine karşın bu bölümde yalnızca bir gol bulabilmesi de dikkat çekici. Ev sahibi takımın hücum isteği vardı; ancak baskısını daha fazla gole çevirecek üretkenliği sağlayamadı.
İkinci yarının henüz başında, 52. dakikada Ruan Duarte sahneye çıktı. Enes Keskin ile yaptığı duvar pasının ardından ceza sahasına giren Duarte, sert vuruşuyla farkı bire indirdi.
Bu gol, maçın psikolojisini değiştirdi.
İki farklı gerideyken oyunun kontrolünü kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan Alanyaspor, bir anda beraberlik ihtimaline yeniden inanmaya başladı. Kocaelispor açısından ise mesele artık üçüncü golü bulmaktan çok, savunma disiplinini korumaktı.
83. dakikada Kocaelispor’un bir golünün ofsayt nedeniyle geçerli sayılmaması da son bölümün dikkat çeken olayları arasındaydı.
Kocaelispor’un burada verdiği sınav, maçın en az ilk yarıdaki goller kadar önemli bölümüydü. Çünkü deplasmanda iki farklı üstünlüğü korumakla, rakibin geri dönüş baskısı altında maçı bitirmek aynı şey değildir.
Benim futbol açısından çıkardığım sonuç ise şu: Kocaelispor, ilk yarıda fırsatları değerlendirme konusunda rakibinden daha başarılıydı. Alanyaspor’un ikinci yarıda maça yeniden ortak olması, ev sahibi ekibin tamamen teslim olmadığını gösterdi; fakat geri dönüş için gereken son vuruş kalitesi ortaya çıkmadı.
Bu, yalnızca skor odaklı bir yorumdan daha anlamlı. Çünkü iyi futbol her zaman daha fazla topa sahip olmak değildir; rakibin savunma dengesini bozmak, doğru bölgelerde fırsat yaratmak ve avantajı korumak da oyunun önemli parçalarıdır.
Kocaelispor için bu galibiyetin değeri, puan tablosundaki karşılığından ibaret değil.
Deplasmanda iki golle öne geçmek, rakibin ikinci yarıdaki baskısına dayanmak ve maçın son bölümünde üstünlüğünü korumak, takımın sezonun devamı için güven kazanmasını sağlayabilir.
Alanyaspor ise özellikle ilk yarıda savunma ve fırsatları değerlendirme konusunda neden daha fazlasına ihtiyaç duyduğunu görmüş oldu. İkinci yarıdaki reaksiyon olumlu olsa da, maçı kurtarmaya yetmedi.
Kocaelispor’un önündeki asıl sınav, bu galibiyetin ardından aynı mücadele disiplinini sonraki haftalara taşıyabilmek. Tek bir maç sezonun tamamını belirlemez; ancak doğru zamanda kazanılan bir deplasman galibiyeti, takımın kendisine bakışını değiştirebilir.
Alanya’da kazanan yalnızca skor tabelasında Kocaelispor’du. Asıl kazanç ise, zor anlarda oyunun içinde kalmanın ve fırsatları değerlendirmenin ne kadar değerli olduğunu göstermesiydi.
Ben Selçuk Hocaya olan inancımı her ortamda dile getiriyorum. Gelişime açıklığından ve her şeyden öte iyi niyetinden hiç şüphem yok. Maç öncesi yaptığı analizler ve taktik disiplinin sahaya yansıması maçı kazandıran en önemli etkindi.
Son sözüm her zaman her yerde takımını yalnız bırakmayan cefakar ve vefakar Kocaelispor taraftarına yani Hodri Meydan’adır. İçlerindeki bu Kocaelispor aşkı hiç bitmesin, bu ateş hiç sönmesin. Varlıkları bu takımın itici gücüdür. Bu destek çok değerlidir.
İzmşt Mehmet Ali Pala Mahallesi sakinlerinden Rahman ve Tayfun Yaşa’nın babaları Necmi Şengöz’ün kayinbabası Ahmet Yaşa vefat etti.
Merhum Ahmet Yaşa’nın enazesi 25 Eylül 2026 Pazar günü (Yarın) öğlen namazına müteakip Mehmet Ali Paşa Camii’nden kaldırılıp Başiskele Kullar Doğantepe Mezarlığına defnedilecek.
Balıkesir’de görev yapan 27 yaşındaki Astsubay Oğuzcan Alma, gece nöbeti sırasında geçirdiği belirtilen kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Genç astsubayın vefatı, Gebze’deki ailesini ve silah arkadaşlarını yasa boğdu.
Gebze, Balıkesir’den gelen acı haberle sarsıldı. Görevi başında gece nöbeti sırasında aniden fenalaşan Astsubay Oğuzcan Alma, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Oğuzcan Alma’nın cenazesinin Balıkesir’den memleketi Gebze’ye getirileceği öğrenildi. Genç astsubay için 25 Ekim Pazar günü askeri tören düzenlenecek.
Alma’nın cenazesi, Gebze Mustafa Paşa Camii’nde öğle namazının ardından kılınacak cenaze namazı sonrası son yolculuğuna uğurlanacak.
3 Ekim’de Bursa’nın Gemlik ilçesinde acemi birliğinde vatani görevine başlayan Efe Oğulcan Tanrıkulu, cuma günü düzenlenen yemin töreniyle acemi birliğini tamamladı.
Efe Oğulcan Tanrıkulu’nun askerlik heyecanına ailesi de ortak oldu. Cuma günü gerçekleştirilen yemin törenine katılan ailesi, bu gururlu ve anlamlı günde Oğulcan’ı yalnız bırakmadı.
Acemi birliğini tamamlayan Efe Oğulcan Tanrıkulu, vatani görevinin kalan bölümünü Van’da sürdürecek. Oğulcan, pazartesi sabahı hava yoluyla Van’a giderek görev yerine katılacak.
“Zor“, “Sen Gibi”, “Benmişim”, “Mühürlü Kaderim” gibi şarkılarıyla tanınan Nev karaciğer yetmezliği sebebiyle zor günler geçiriyordu.
Hastaneye kaldırılan ve ikinci kez entübe edilen şarkıcıdan kötü haber geldi.
Nev adıyla tanınan Nevzat Doğansoy 57 yaşında hayatını kaybetti